Yaşamımız boyunca gerçekleştirmek istediğimiz tek şey aslında ‘’KENDİMİZ’’ olmuştur. Bu yüzden doğduğumuz andan itibaren en çok ‘’BEN’’ diyerek yaşama devam ederiz. Yemeği önce BEN bitireceğim, teneffüse önce BEN çıkacağım, sınavı ilk BEN bitireceğim, o kıyafeti önce BEN giyeceğim, önce BEN konuşacağım, önce BEN, BEN… Örnekleri çoğaltmak mümkün .
Yaşamın içinde sevgilerimiz bile hep bu BEN üzerine kurulu değil mi? Arkadaşlık ilişkilerinde acaba önce hangimiz SENİ SEVİYORUM diyecek düşüncesi hakimdir. Önce BEN söylememeliyim önce o söylemeli. Neden? Çünkü yaptığımız her hamlede, attığımız her adım da bir karşılık bekliyoruz. Ona sevdiğimi söyledim BEN de cevabını duydum. Ona doğum gününde hediye aldım benim doğum günümü BEN onunkini unutmadığım için unutmadı gibi… Sanırım sadece anneler önce BEN demiyor. Sadece onlar BEN DEMEDEN ÖNCE ANNEYİM diyor. Sanırım sadece anneler karşılıksız seviyor.
Anne olmak ne demek ? şöyle bir düşünelim….
*Hayatında ilk defa kendinden önce birinin varlığını düşünerek hareket etmek demek.
*Hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren zararlı olan tüm alışkanlıklardan ve zevklerden vazgeçebilmek demek.
*Hayatta ağzıma sürmem dediğin şeyleri yemek içmek demek.
*Mide bulantılarını, vücuttaki şişlikleri, uykusuzlukları, yorgunluk ve halsizlikleri tolere etmek demek.
*Dünyaya geldiğinde O’ nun bütün dünyadaki her şey den daha önemli olduğunu düşünmek demek.
*Onu görünce kendinin de aslında yeniden doğduğunu hissetmek ve mucizelere inanmak demek.
*Ağlamasın diye dünyadaki en saçma hareketleri, en komik yüz ifadelerini yapmak demek
*Gazı var mı, yeterli beslendi mi acaba rahat uyabilecek mi, pişik mi oldu yine diye düşünmek demek.
*Başka birinin kucağındayken yanına yaklaştığınızda kollarını açıp size ağlamaklı baktığında gülümseyip işte benim yavrum diye düşünmek demek.
*Düştüğünde ya da ağladığında neden ondan daha fazla canınızın yandığını içinizin cızzz ettiğini anlayamamak demek.
*Dünyada ondan daha güzel koku olamaz demek.
*İlk kelimesi, ilk adımı, ilk dişi, ilk hastalığı, ilk arkadaşı, ilkokulu, ilk defteri, ilk karnesi ve hayatındaki tüm ilklerde onunla olup gözlerimiz nemlendiğinde şükretmek demek.
*Umut etmek, asla vazgeçmemek, hesapsızca sevmek, sorumluluk demek.
*Sınav kapılarında beklemek,yeniden öğrenci olmak hatta asker olmak demek.
*Kaç yaşına gelmiş olursa olsun çocuğunun aç olup olmadığından endişelenmek demek.
*Ona her baktığınız da ne kadar muhteşem bir şeye sahibim diyerek gülümsemek demek.
* Hayatı çocuğuyla birlikte yeniden yaşamak ve öğrenmek demek.
*Güçlü ve cesur olmak demek.
*Mutluluk demek.
*ANNE OLMAK DEMEK, ANNENİZİN DEĞERİNİ ANLAMAK DEMEK!
Belki de anne olmak demek kendimizi bir sanatçı gibi hissetmek ve daha da güçlenmek demek. Çünkü doğadaki hiçbir canlı yeni doğmuş bir bebek kadar savunmasız değildir. Annenin kokusuna, sütüne muhtaç, varlığı annenin varlığına bağlı. 9 ay boyunca canınıza ait bir parça olarak büyüttüğünüz varlık aslında bir sanat eseri. Bu sebeple anne bir sanatçı. Herkes sanatçı olamayacağı gibi herkes de anne olamaz. Anne olmak demek çocuğu doğurmak demek değildir!
Her şeyden önce ben ANNEYİM diyen tüm annelerin ANNELER GÜNÜNÜ kutluyorum. Lütfen annenize sarılın ve gözlerinin içine bakıp SENİ ÇOK SEVİYORUM ve içten samimi bir duyguyla TEŞEKKÜR EDERİM deyin.
Çünkü bugün rahat uyuyabiliyorsanız; anneniz uykusuz kaldığı için, bugün rahat yemek yiyebiliyorsanız; anneniz aç kaldığı için, bugün sevmeyi ve sevilmeyi biliyorsanız anneniz sizi sevgiyle büyüttüğü için.
Sevgiyle Kalın
ÇAĞRI ÇANTAL
İMTİYAZ SAHİBİ