ÇOK OKUYAN MI
ÇOK GEZEN Mİ BİLİR
Bu çok ilginç bir felsefi soru, öyle değil mi?
Bence her iki yaklaşımın da kendine özgü değeri var. Ama en bilge olan muhtemelen ikisini birleştiren kişidir.
Okumak zihinsel bir harita sağlar, gezmek ise o haritayı hayata geçirir. Kitaplar bize “ne” ve “neden”i öğretir, seyahat ise “nasıl”ı ve gerçek bağlamı gösterir.
Eski bir söz der ki: “Kitaplar bizi dünyaya hazırlar.” Sizce hangisi daha değerli, yoksa siz de benim gibi ikisinin birleşiminden yana mısınız?
Çokça okumanın gücüne bakalım birazcık. Neler kazandırıyor bize? Bir kere zaman ve mekân sınırlarını aşmayı sağlar. Antik Yunan’dan modern Japonya’ya, Mars kolonilerinden okyanusun derinliklerine kadar gidebilirsiniz. Bir ömür yaşayamayacağınız kadar deneyimi kitaplardan edinebilirsiniz. Geçmişi, şimdiyi ve geleceği aynı anda keşfedebilirsiniz.
Sonra sistematik bilgi sağlar. Okumanın gücü sayesinde uzmanların yıllarca süren araştırmalarının özünü saatler içinde öğrenebilirsiniz. Farklı bakış açılarını karşılaştırma fırsatı bulursunuz. Okuma, düşünsel derinlik de kazandırır. Mesela eleştirel düşünme becerisi gelişir, soyut kavramları anlama kapasitesi artar. Empati ve hayal gücü güçlenir.
Ancak sınırları vardır. Teorik kalabilir, pratiğe dökülmeyebilir. Yazarların önyargılarından etkilenebilirsiniz. Duyusal deneyim eksikliği vardır. “Bilmek” ile “yaşamak” arasındaki fark kapanmaz.
Çokça gezmenin gücü ise bize duyusal ve duygusal öğrenmeyi sağlar. Kitaplarda okuduğunuz şeylerin gerçekte nasıl olduğunu görürsünüz. Bedenimiz ve ruhumuz öğrenir; sadece zihnimiz değil. Önyargılarımızı kırar. Medyadan veya kitaplardan edindiğimiz kalıpları gerçek insanlarla tanışarak yıkarsınız. “Öteki” kavramı ortadan kalkar, herkes “insan” olur.
Sonra kendi kültürünüzü dışarıdan görme fırsatı bulursunuz. Adaptasyon ve esneklik sağlar çok gezmek… Beklenmedik durumlarla başa çıkmayı öğrenirsiniz. Konfor alanınızdan çıkarak büyürsünüz. Problem çözme becerileri pratikte gelişir. Bir balıkçının denizle kurduğu ilişki, bir köylünün doğa bilgisi, insanların hayat felsefesi; kitaplarda bulamayacağınız, yaşayarak öğrenilen bilgilerdir.
Çok gezmenin bizi sınırlandırdığı bazı gerçekler de var. Mesela pahalı ve zaman alıcıdır. Turist olarak gezildiği için yüzeysel kalabilir. Bir de “dil engeli” vardır; derinlemesine iletişimi engelleyebilir.
İkisinin simbiyozu bize “gerçek bilgelik” kazandırır.
Okumak gezmeyi zenginleştirir, gezmek ise okumayı derinleştirir.