İVME HABER | AYDIN | TARIM & EKONOMİ
DALDA BEREKET, CÜZDANDA KIYAMET! KOCA’DAN TÜRK TARIMI İÇİN ACİL DURUM ÇAĞRISI
TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca: “Ürün var, bereket var ama çiftçinin cebinde para yok! Türkiye’nin tarımı resmen ağlıyor.”
Aydın’da yaklaşık 8 yıldır etkisini hissettiren kuraklığın ardından tarımsal üretimde yaşanan bolluk, çiftçinin yüzünü güldürmeye yetmedi. Zeytinden incire, üzümden narenciyeye kadar birçok üründe verimli bir sezon yaşanmasına rağmen yüksek girdi maliyetleri, düşen ürün fiyatları ve ihracatta yaşanan sıkıntılar üreticiyi ekonomik darboğaza sürükledi. Agro TV ekranlarında yayınlanan Agro Ekonomi programına katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği (TAGİAD) Başkanı Tevfik Fikret Koca, tarım sektörünün içinde bulunduğu tabloyu çarpıcı sözlerle değerlendirdi. Ürünlerin dalında kaldığını, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını belirten Koca, üretimin sürdürülebilirliği için hükümete ve ilgili kurumlara acil destek çağrısında bulundu.
8 YILLIK KURAKLIĞIN ARDINDAN GELEN BEREKET, ÜRETİCİYE KAZANÇ GETİRMEDİ
Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Aydın'da üreticiler, yıllardır mücadele ettikleri kuraklık ve su sıkıntısının ardından bereketli bir sezon geçirme umuduyla tarlalarına ve bahçelerine yöneldi.
Ancak bu kez çiftçinin karşısına farklı bir kriz çıktı.
Üretimde yaşanan artış, satış fiyatlarının gerilemesi ve pazarlama sorunları nedeniyle ekonomik kazanca dönüşemedi. Özellikle zeytin, incir, üzüm ve narenciye gibi ürünlerde yaşanan bolluk, üreticinin maliyetlerini karşılamasını dahi zorlaştıran bir tabloyu beraberinde getirdi.
TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca, Agro TV'de katıldığı programda tarımsal üretimde yaşanan bu çelişkiye dikkat çekerek bereketin tek başına çiftçinin refahını sağlamaya yetmediğini ifade etti.
Koca, “Sezon oldukça verimli geçti. Zeytinlere baktığımızda dallarından sarktığını, ağaçlardan dolup taştığını görüyoruz. Fakat çiftçi bu bolluğa rağmen para kazanamıyor” sözleriyle üreticinin içinde bulunduğu durumu özetledi.
“ÇİFTÇİ KURAKLIKLA SAVAŞTI, ŞİMDİ DE PAZAR KRİZİYLE MÜCADELE EDİYOR”
İklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle yaklaşık 8 yıldır üreticilerin büyük zorluklar yaşadığını belirten Koca, bu süreçte verim kayıplarının çiftçiyi ekonomik açıdan yıprattığını söyledi.
Uzun yıllar sonra gelen verimli sezonun üreticilere umut olduğunu ancak bu beklentinin karşılık bulmadığını dile getiren Koca, sorunun yalnızca Aydın'la sınırlı olmadığını vurguladı.
Aydın, İzmir, Manisa ve Muğla başta olmak üzere Mersin, Adana ve Antalya gibi önemli üretim merkezlerinde de benzer sorunlar yaşandığını ifade eden Koca, birçok tarım ürününde arz fazlasının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.
Koca'nın değerlendirmelerine göre, hasat miktarının artmasına rağmen satış kanallarının yeterince işlememesi, üreticinin ürününü ekonomik değere dönüştürmesini engelliyor.
KOCA'DAN İHRACAT UYARISI: “EN BÜYÜK PROBLEM İHRACATÇININ ÜRÜN SATIN ALMAMASIDIR”
Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesine rağmen uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını savunan TAGİAD Başkanı Koca, sorunun temelinde enflasyon, faiz ve döviz kuru politikaları arasındaki dengesizliğin bulunduğunu ileri sürdü.
İhracatçıların mevcut maliyetlerle yurt dışına ürün satmakta zorlandığını, bunun da iç piyasadaki alım talebini olumsuz etkilediğini belirten Koca, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, genel anlamda ürün patlaması var diyebiliriz. Ürün bolluğu var ancak biz bu ürün bolluğunu değerlendiremiyoruz. Enflasyon faiz ve kur politikası dengeli olmadığında ihracatçının tüccarın ürün alım satımı yapabilmesi mümkün olmuyor.”
İhracatçının ürün almamasının zincirleme bir etki yarattığını ifade eden Koca, tüccarın da alım yapmaktan kaçınmasıyla çiftçinin ürününü değerlendiremediğini söyledi.
Koca'ya göre üretim fazlasının ekonomik fırsata dönüşebilmesi için ihracat kanallarının güçlendirilmesi ve Türk tarım ürünlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması gerekiyor.
“DÜNYA PAZARI BİZİ BEKLEMİYOR, RAKİPLERİMİZ BOŞ DURMUYOR”
Türkiye'nin elma, üzüm, zeytin ve incir gibi ürünlerde önemli üretim potansiyeline sahip olduğunu hatırlatan Koca, dünya pazarında yalnızca üretim miktarının yeterli olmadığını vurguladı.
Türk ürünlerinin uluslararası raflarda tercih edilebilmesi için rekabetçi fiyatların önemine işaret eden Koca, alıcıların Türkiye dışında alternatif üretici ülkelere yönelebileceğine dikkat çekti.
Koca, “Bir elma sadece Türkiye'de üretilmiyor. Elma bütün dünyada üretiliyor. Alıcılar ürünleri Türkiye'den almazsa başka bir ülkeden alıyor. Bizler de pazarları kaybediyoruz” diyerek ihracatta yaşanan sorunların uzun vadeli sonuçları olabileceğini belirtti.
Koca'nın bu açıklaması, Türkiye'nin tarımsal ihracatta pazar kaybı riskiyle karşı karşıya kalabileceği yönünde bir uyarı niteliği taşıdı.
MAZOT HESABI ÇİFTÇİNİN KAYBINI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
Üreticinin karşı karşıya olduğu maliyet baskısını somut bir örnek üzerinden anlatan Tevfik Fikret Koca, şeker pancarı üreticisinin alım gücündeki gerilemeye dikkat çekti.
Koca'nın programda paylaştığı karşılaştırmaya göre:
1 TON ŞEKER PANCARIYLA ALINABİLEN MAZOT
Geçen yıl
57 litre
Bu yıl
38 litre
Alım gücündeki azalma
%33,3
Koca'nın aktardığı rakamlar esas alınarak hesaplanmıştır; bağımsız olarak doğrulanmış resmî istatistik değildir.
Koca, bu örnekle çiftçinin yalnızca satış fiyatları bakımından değil, üretimi sürdürebilmek için ihtiyaç duyduğu temel girdiler açısından da zorlandığını ifade etti.
Mazot, gübre, işçilik ve diğer tarımsal girdilerin maliyetinin üreticinin üzerindeki yükü artırdığını belirten Koca, çiftçinin desteklenmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini savundu.
“BUĞDAYDAN KAZANAMAYAN PAMUĞA UMUT BAĞLADI, O DA OLMADI”
Tarımsal üretimde yaşanan gelir kaybının belirli ürünlerle sınırlı olmadığını dile getiren TAGİAD Başkanı Koca, geçmiş yıllarda üreticilerin farklı ürünlerden elde ettikleri kazançlarla zararlarını telafi edebildiğini hatırlattı.
Ancak bu sezon birçok ürün grubunda fiyatların beklentilerin altında kalmasının çiftçiyi daha da zorladığını söyledi.
Koca, çiftçinin içinde bulunduğu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Eskiden buğdaydan para kazanamadıklarında pamuktan kazanırız. Bu sene çiftçi buğdaydan da pamuktan da para kazanamadı.”
Bazı ürün fiyatlarının geçen yıla kıyasla ciddi biçimde gerilediğini öne süren Koca, üretim maliyetleriyle satış gelirleri arasındaki dengenin bozulduğunu belirtti.
Bu durumun yalnızca mevcut sezonun ekonomik sonuçlarını değil, gelecek yılların üretim kararlarını da etkileyebileceğine dikkat çekti.
“TÜRKİYE'NİN TARIMI ŞU AN RESMEN AĞLIYOR!”
Programın en dikkat çekici bölümünde çiftçilerin emeğine ve karşı karşıya kaldıkları ekonomik zorluklara değinen Koca, üreticilerin bütün olumsuzluklara rağmen tarımsal faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
Aşırı sıcak, yağmur, çamur, kuraklık ve artan maliyetlere rağmen tarlasında üretmeye devam eden çiftçinin emeğinin korunması gerektiğini belirten Koca, yetkililere seslendi.
“Türkiye'nin tarımı şu an resmen ağlıyor. Türkiye'nin tarımının bu çığlığını yetkililerin duyması lazım.”
Koca, tarımın yalnızca çiftçinin geçim kaynağı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ederek üretimin devamlılığının ülkenin gıda arzı açısından da kritik olduğunu vurguladı.
“BUGÜN ÇİFTÇİ KAZANAMAZSA YARIN PAZAR TEZGÂHLARI BOŞALABİLİR”
TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca'nın açıklamalarındaki en önemli uyarılardan biri de gelecek üretim sezonuna ilişkin oldu.
Çiftçinin bugün elde ettiği gelirle yalnızca ailesinin geçimini sağlamadığını, aynı zamanda bir sonraki yılın üretim maliyetlerini de karşılamaya çalıştığını anlatan Koca, üreticinin yeterli kazancı sağlayamaması halinde tarımsal faaliyetlerin olumsuz etkilenebileceğini söyledi.
Üreticinin yeni sezon için sermaye ayıramamasının gıda arzında sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunan Koca, şu ifadeleri kullandı:
“Üretici gelecek sene üretim yapabilmek için elindeki parasını kenara ayıramazsa reyonlardaki pazarlardaki elmaları, limonları, mandalinaları, çilekleri önümüzdeki senelerde ne yazık ki göremezsiniz.”
Bu uyarı, tarım sektöründe yaşanan ekonomik sorunların yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi ve gıda tedarik zincirinin tamamını etkileyebileceğine dikkat çekti.
KOCA'DAN DEVLETE ÇAĞRI: “ÜRETİCİ DE İHRACATÇI DA DESTEKLENMELİ”
Türkiye'nin güçlü tarımsal üretim potansiyelini koruyabilmesi için hem çiftçinin hem de ihracatçının desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Koca, ekonomik politikaların üretim ve ihracat üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesini istedi.
Koca'nın açıklamalarında öne çıkan çözüm başlıkları; tarımsal girdi maliyetlerinin hafifletilmesi, üreticiye yönelik desteklerin güçlendirilmesi, ihracatta rekabet koşullarının iyileştirilmesi ve üretilen ürünlerin daha etkin biçimde pazarlanması oldu.
Üreticinin geleceğe güvenle bakabilmesi için sürdürülebilir bir gelir yapısına kavuşması gerektiğini belirten Koca, tarım sektöründe yaşanan sorunların gecikmeden ele alınmasının önemini vurguladı.
AYDIN'DAN TÜRKİYE'YE UZANAN UYARI: BEREKETİN DEVAMI İÇİN ÇİFTÇİNİN AYAKTA KALMASI GEREKİYOR
Aydın, zeytininden incirine, pamuktan üzümüne kadar geniş tarımsal üretim yelpazesiyle Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip.
Ancak TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca'nın açıklamaları, yüksek üretim miktarlarının tek başına tarımsal kalkınma için yeterli olmadığını bir kez daha gündeme taşıdı.
Üretim, pazarlama, ihracat ve maliyet dengesinin aynı anda sağlanamaması halinde bereketli hasat dönemleri bile çiftçinin ekonomik kayıplarla karşılaşmasını engelleyemeyebiliyor.
Koca'nın Agro TV ekranlarından yaptığı uyarı ise tarım sektörünün geleceğine ilişkin kritik bir soruyu yeniden gündeme getirdi:
Türkiye, tarlalarındaki bolluğu çiftçinin kazancına dönüştürebilecek mi?
Çünkü üretici açısından asıl mesele yalnızca toprağın ne kadar ürün verdiği değil, o ürünün emeğinin karşılığını sağlayıp sağlamadığı.
Bugün dalında kalan ürün, yarın ekilmeyen tarlanın habercisi olabilir.
İVME HABER | TARIM & EKONOMİ
İmtiyaz Sahibi: Çağrı ÇANTAL
Haber, TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca'nın aktarılan Agro TV açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Üretim miktarları, fiyat değişimleri ve ihracata ilişkin değerlendirmeler Koca'ya aittir.