DİJİTAL DÜNYADA ALARM ZİLLERİ! HAKTAN AKDAĞ, SİBER TEHDİTLERİN PERDE ARKASINI HABERTÜRK’TE ANLATTI

  Yazılım ve siber güvenlik alanındaki değerlendirmeleriyle dikkat çeken Haktan Akdağ, Habertürk ekranlarında dijital dünyanın en kritik güvenlik sorunlarını masaya yatırdı. Yapay zekâ destekli “Dolunay Kalkanı” projesinden milyarlarca dolarlık Binance saldırısına, sahte mesajlarla gerçekleştirilen dolandırıcılıklardan bireysel veri güvenliğine kadar pek çok konu ele alındı. Programda, siber suçlarla mücadelede hız, teknoloji ve kurumlar arası iş birliğinin önemi öne çıktı.

TEKNOLOJİ - 02-11-2026 14:10

İVME HABER | TEKNOLOJİ – SİBER GÜVENLİK | 2 KASIM 2026

DİJİTAL DÜNYADA ALARM ZİLLERİ! HAKTAN AKDAĞ, SİBER TEHDİTLERİN PERDE ARKASINI HABERTÜRK’TE ANLATTI

  Yazılım ve siber güvenlik alanındaki değerlendirmeleriyle dikkat çeken Haktan Akdağ, Habertürk ekranlarında dijital dünyanın en kritik güvenlik sorunlarını masaya yatırdı. Yapay zekâ destekli “Dolunay Kalkanı” projesinden milyarlarca dolarlık Binance saldırısına, sahte mesajlarla gerçekleştirilen dolandırıcılıklardan bireysel veri güvenliğine kadar pek çok konu ele alındı. Programda, siber suçlarla mücadelede hız, teknoloji ve kurumlar arası iş birliğinin önemi öne çıktı.

SİBER GÜVENLİĞİN YENİ DÖNEMİ HABERTÜRK EKRANLARINDA KONUŞULDU

Teknolojinin hayatın her alanına hâkim olduğu günümüzde, dijital güvenlik konusu artık yalnızca bilişim uzmanlarının değil, milyonlarca vatandaşın gündeminde yer alıyor. Bankacılık işlemlerinden kişisel yazışmalara, kamu hizmetlerinden elektronik ticarete kadar uzanan dijital yaşam, beraberinde yeni güvenlik risklerini de getiriyor.

Yazılım Uzmanı Haktan Akdağ, 30 Ekim 2026 tarihinde Habertürk Manşet programında gazeteci Zülfikar Ali Aydın’ın konuğu olarak bu riskleri değerlendirdi.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Alşahin'in de katıldığı programda, siber suçlarla mücadelede geliştirilen yeni yöntemler, teknolojik altyapılar, dijital dolandırıcılık senaryoları ve vatandaşların alabileceği güvenlik önlemleri ele alındı.

 

DOLUNAY KALKANI: DİJİTAL DOLANDIRICILIĞA KARŞI 18 DAKİKALIK MÜDAHALE HEDEFİ

Programın en dikkat çekici gündem maddelerinden biri, bilişim ve siber suçlarla mücadelede hayata geçirilmesi planlanan “Dolunay Kalkanı” projesi oldu.

Yeni sistemin temel hedefi, dolandırıcılık olaylarında kurumlar arasında yaşanabilecek zaman kaybını azaltarak, şüpheli finansal işlemlere ve iletişim kanallarına mümkün olan en kısa sürede müdahale edilmesini sağlamak.

Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), bankalar ve GSM operatörlerinin entegre biçimde çalışmasının öngörüldüğü proje, siber suçlarla mücadelede ortak hareket etmenin önemini ortaya koyuyor.

Yayında ele alınan sistem kapsamında, dolandırıcılık ihbarlarına yapay zekâ desteğiyle ilk 18 dakika içerisinde müdahale edilmesi hedefleniyor.

Ayrıca şüpheli banka hesaplarının hızlı şekilde bloke edilmesi ve dolandırıcılık faaliyetleriyle bağlantılı telefon hatlarının erişime kapatılması gibi önlemler de projenin öngörülen uygulamaları arasında bulunuyor.

Akdağ’ın değerlendirmeleri çerçevesinde, özellikle dijital para transferlerinin saniyeler içerisinde gerçekleştirilebildiği günümüzde erken müdahalenin mağduriyetlerin azaltılmasında kritik bir rol oynayabileceği vurgulandı.

YAPAY ZEKÂ SADECE TEKNOLOJİ DEĞİL, GÜVENLİK KALKANI OLABİLİR

Dijital suçlarla mücadelede yapay zekânın sağlayabileceği avantajlar da programın öne çıkan başlıklarından biri oldu.

Geleneksel yöntemlerde şüpheli işlemlerin tespiti, ilgili kurumlara bildirilmesi ve müdahale süreçleri belirli bir zaman gerektirirken, yapay zekâ destekli sistemler çok sayıda veriyi kısa sürede analiz edebiliyor.

Bu teknolojiler sayesinde olağan dışı para hareketleri, şüpheli bağlantılar, tekrar eden dolandırıcılık girişimleri ve riskli işlem modelleri daha erken tespit edilebiliyor.

Ancak teknolojik hızın yanı sıra kişisel verilerin korunması, yanlış işlemlerin önlenmesi ve hukuki denetim mekanizmalarının etkinliği de sistemlerin başarısı açısından önem taşıyor.

Dolunay Kalkanı projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte teknik altyapının ve kurumsal koordinasyonun siber güvenlik alanında nasıl bir etki oluşturacağı merakla bekleniyor.

BİNANCE SALDIRISI: MİLYARLARCA DOLARLIK DİJİTAL GÜVENLİK SINAVI

Programda küresel finans ve teknoloji dünyasının gündeminde yer alan kripto para platformu Binance'e yönelik siber saldırı da ayrıntılı biçimde ele alındı.

29 Ekim'de ortaya çıkan güvenlik ihlaline ilişkin Binance tarafından 30 Ekim 2026'da yapılan açıklamada, olayın tahmini toplam etkisinin yaklaşık 6,3 milyar dolar olduğu, yaklaşık 3 milyar dolarlık dijital varlığın ise dondurulduğu belirtildi. Nihai zarar tutarına ilişkin incelemeler sürüyor.

Yazılım Uzmanı Haktan Akdağ’ın katıldığı programda, böylesine büyük ölçekli siber saldırıların meydana gelme biçimleri ve sistem güvenliğinde alınması gereken önlemler değerlendirildi.

Binance'in ilk incelemelerine göre güvenlik ihlalinin, sistem altyapısından sorumlu bir mühendisin bilgisayarının ele geçirilmesiyle bağlantılı olabileceği üzerinde duruluyor.

Bu gelişme, dijital sistemlerin güvenliğinin yalnızca yazılımların sağlamlığına değil, çalışanların kullandığı cihazlardan erişim yetkilerine kadar uzanan çok katmanlı bir koruma anlayışına bağlı olduğunu gösteriyor.

BİR MESAJ, BÜYÜK BİR TUZAK: DOLANDIRICILARIN YENİ HEDEFİ VATANDAŞLAR

Siber saldırılar yalnızca büyük teknoloji şirketlerini veya finans kuruluşlarını hedef almıyor. Günlük hayatta cep telefonlarına gelen sıradan bir mesaj dahi ciddi maddi kayıplara neden olabilecek dolandırıcılık girişimlerinin başlangıcı olabiliyor.

Haktan Akdağ’ın Habertürk yayınında gündeme taşıdığı önemli konulardan biri de vatandaşların sık karşılaştığı oltalama, yani phishing yöntemleri oldu.

Özellikle üç farklı dolandırıcılık senaryosu dikkat çekti:

Sahte HGS mesajları: Ödenmemiş geçiş ücreti veya ceza bulunduğu iddiasıyla kullanıcılar sahte ödeme sayfalarına yönlendiriliyor.

Kurye ve kargo tuzakları: Teslim edilemeyen paket veya güncellenmesi gereken adres bilgileri bahanesiyle kişisel ve finansal veriler ele geçirilmeye çalışılıyor.

UYAP ve ceza dosyası mesajları: Haklarında dava, icra veya ceza işlemi bulunduğu izlenimi oluşturulan vatandaşlar, sahte bağlantılar üzerinden kandırılmak isteniyor.

Bu yöntemlerin ortak noktası ise vatandaşlarda korku, merak veya aciliyet duygusu oluşturarak düşünmeden işlem yapmalarını sağlamak.

SİBER DOLANDIRICILIKTA EN BÜYÜK TEHLİKE: GÜVEN DUYGUSUNUN İSTİSMARI

Günümüzde dolandırıcılar yalnızca teknik sistemlerdeki açıklardan yararlanmıyor. İnsanların alışkanlıklarını, günlük ihtiyaçlarını ve resmî kurumlara duydukları güveni de hedef alıyor.

Kamu kurumlarının adını taşıyan sahte internet siteleri, banka ekranlarını taklit eden ödeme sayfaları ve kurumsal görünümlü kısa mesajlar, dolandırıcılık girişimlerinin daha inandırıcı görünmesine yol açabiliyor.

Üstelik yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte gerçekçi metinler, sahte ses kayıtları ve dijital kimlik taklitleri de önemli risk alanları hâline geliyor.

Bu nedenle siber güvenliğin yalnızca güçlü şifrelerden ibaret olmadığı; dikkatli kullanıcı davranışları, doğru bilgilendirme ve güncel güvenlik uygulamalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılıyor.

DİJİTAL GÜVENLİK İÇİN VATANDAŞLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?

Programda gündeme gelen dolandırıcılık yöntemleri, bireysel güvenlik önlemlerinin önemini yeniden hatırlattı.

Uzmanların genel siber güvenlik önerileri doğrultusunda, vatandaşların SMS ve e-posta yoluyla gönderilen şüpheli bağlantılara doğrudan tıklamamaları; banka, kargo ve kamu işlemlerini ilgili kurumların resmî uygulamalarından veya doğrulanmış internet adreslerinden kontrol etmeleri gerekiyor.

Ayrıca tek kullanımlık doğrulama kodlarının kimseyle paylaşılmaması, hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi ve bilinmeyen kaynaklardan uygulama yüklenmemesi alınabilecek temel önlemler arasında bulunuyor.

Şüpheli bir bağlantı üzerinden banka bilgilerini paylaşan kişilerin ise vakit kaybetmeden bankalarıyla iletişime geçmesi, hesap güvenliğini sağlaması ve ilgili resmî mercilere başvurması önem taşıyor.

HAKTAN AKDAĞ'IN DEĞERLENDİRMELERİ DİJİTAL GÜVENLİK TARTIŞMASINA IŞIK TUTTU

Yazılım Uzmanı Haktan Akdağ’ın ulusal televizyon ekranlarında ele aldığı konular, siber güvenliğin giderek daha geniş bir toplumsal sorumluluk alanına dönüştüğünü bir kez daha gösterdi.

Bir tarafta milyarlarca dolarlık uluslararası siber saldırılar, diğer tarafta vatandaşların birikimlerini hedef alan sahte mesajlar ve dijital dolandırıcılık yöntemleri bulunuyor.

Akdağ’ın değerlendirmeleriyle gündeme gelen teknolojik riskler, bireylerden şirketlere, finans kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün tarafların dijital güvenlik konusunda bilinçli hareket etmesinin önemini ortaya koydu.

DİJİTAL DÜNYANIN GELECEĞİNDE EN KRİTİK KAVRAM: GÜVEN

Teknolojik gelişmeler hız kazandıkça dijital dünyadaki fırsatlar da tehditler de büyüyor. Yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri yeni imkânlar sunarken, siber saldırganların kullandığı yöntemler de giderek çeşitleniyor.

Habertürk Manşet programında Haktan Akdağ’ın katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirmeler, dijital dolandırıcılığa karşı yalnızca olay gerçekleştikten sonra müdahale etmenin değil, riskleri önceden belirleyebilmenin de önemli olduğunu gösterdi.

Dolunay Kalkanı gibi projelerde hedeflenen erken müdahale anlayışı, uluslararası siber saldırılardan çıkarılan dersler ve toplum genelinde artırılacak dijital farkındalık, geleceğin güvenlik politikalarının belirleyici unsurları arasında yer alıyor.

Çünkü dijital çağda en güçlü savunma, yalnızca gelişmiş teknolojilere sahip olmak değil; tehlikeyi zamanında fark etmek, doğru önlemi almak ve güvenliği ortak bir sorumluluk olarak görebilmektir.

İVME HABER | İmtiyaz Sahibi: Çağrı ÇANTAL

 

Günün Diğer Haberleri