EKONOMİ

ZEYTİNYAĞINDA SAHTECİLİK ÇARKI: ÜRETİCİ TER DÖKÜYOR, SAHTEKÂRLAR SERVET KAZANIYOR!

TAGİAD BAŞKANI TEVFİK FİKRET KOCA’DAN SAHTE GIDA TACİRLERİNE SERT ÇIKIŞ: “İNSAN SAĞLIĞIYLA OYNAYANLAR HAPSE GİRMELİ, TİCARETTEN ÖMÜR BOYU MEN EDİLMELİ!”  BİR DAMLA ZEYTİNYAĞININ ARKASINDA BİNLERCE EMEK, SAHTECİLİĞİN ARKASINDA İSE MİLYONLARCA LİRALIK GÜVEN KAYBI VAR! Zeytin hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler artan maliyetler ve beklentilerin altında kalan zeytinyağı fiyatlarıyla mücadele ederken, sektörü tehdit eden sahtecilik yeniden gündemin merkezine oturdu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği (TAGİAD) Başkanı Tevfik Fikret Koca, Agro TV ekranlarında yayınlanan Agro Ekonomi programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sahte zeytinyağı üretimi ve ticaretinin yalnızca tüketicinin cebini değil, insan sağlığını, çiftçinin alın terini ve şehirlerin yıllar içerisinde oluşturduğu marka değerini hedef aldığını belirten Koca, cezaların ağırlaştırılması, sahtecilik yapanların ticaretten men edilmesi ve oda-borsa üyeliklerinden çıkarılmaları yönünde çağrı yaptı.

ZEYTİNYAĞINDA SAHTECİLİK ÇARKI: ÜRETİCİ TER DÖKÜYOR, SAHTEKÂRLAR SERVET KAZANIYOR!

İVME HABER | ÖZEL HABER – TARIM & EKONOMİ

ZEYTİNYAĞINDA SAHTECİLİK ÇARKI: ÜRETİCİ TER DÖKÜYOR, SAHTEKÂRLAR SERVET KAZANIYOR!

TAGİAD BAŞKANI TEVFİK FİKRET KOCA’DAN SAHTE GIDA TACİRLERİNE SERT ÇIKIŞ: “İNSAN SAĞLIĞIYLA OYNAYANLAR HAPSE GİRMELİ, TİCARETTEN ÖMÜR BOYU MEN EDİLMELİ!”

 BİR DAMLA ZEYTİNYAĞININ ARKASINDA BİNLERCE EMEK, SAHTECİLİĞİN ARKASINDA İSE MİLYONLARCA LİRALIK GÜVEN KAYBI VAR!

Zeytin hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler artan maliyetler ve beklentilerin altında kalan zeytinyağı fiyatlarıyla mücadele ederken, sektörü tehdit eden sahtecilik yeniden gündemin merkezine oturdu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği (TAGİAD) Başkanı Tevfik Fikret Koca, Agro TV ekranlarında yayınlanan Agro Ekonomi programında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sahte zeytinyağı üretimi ve ticaretinin yalnızca tüketicinin cebini değil, insan sağlığını, çiftçinin alın terini ve şehirlerin yıllar içerisinde oluşturduğu marka değerini hedef aldığını belirten Koca, cezaların ağırlaştırılması, sahtecilik yapanların ticaretten men edilmesi ve oda-borsa üyeliklerinden çıkarılmaları yönünde çağrı yaptı.

ZEYTİN DALINDA BEREKET, ÜRETİCİNİN HESABINDA ENDİŞE!

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim alanlarından biri olan zeytin ve zeytinyağı sektöründe yeni hasat döneminin başlaması, üreticiler açısından umutları ve ekonomik kaygıları beraberinde getirdi.

TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca, bu sezon üretimde bolluk ve bereket beklendiğini ancak üreticinin maliyet baskısı altında olduğunu ifade etti.

İşçilik, mazot, gübre, nakliye ve zeytin sıkım ücretlerindeki giderlerin üretici üzerindeki yüküne dikkat çeken Koca, zeytinyağındaki fiyat seviyelerinin çiftçinin beklentilerini karşılamadığını vurguladı.

Koca, üreticinin içinde bulunduğu tabloyu şu sözlerle özetledi:

“Zeytinyağı fiyatlarının ne yazık ki üreticinin yüzünü güldürmediği bu dönemde bir de sahte zeytinyağı ile başımız dertte.”

Üreticinin bir taraftan maliyetlerini karşılamaya çalışırken diğer taraftan sahte ve tağşiş edilmiş ürünlerle rekabet etmek zorunda kalması, sektörde adil ticaret koşullarının önemini bir kez daha ortaya koydu.

ÇİFTÇİNİN ALIN TERİNE, TÜKETİCİNİN SOFRASINA İHANET!

Sahte zeytinyağı ticaretinin yalnızca ekonomik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Koca, meselenin halk sağlığı, tüketici güvenliği ve dürüst üreticilerin korunması açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

Gerçek zeytinyağı üreticilerinin kaliteli ürün elde etmek için yıl boyunca emek harcadığını hatırlatan Koca, sahte veya tağşiş edilmiş ürünlerin piyasaya sürülmesinin hem haksız rekabet oluşturduğunu hem de sektöre duyulan güveni zedelediğini ifade etti.

Özellikle zeytinyağının üretildiği şehirlerin isimlerinin sahte ürünlerle birlikte anılmasının çok daha geniş çaplı sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.

“BİR ŞEHRİN ADINA VE MARKA DEĞERİNE ZARAR VERMEYE KİMSENİN HAKKI YOK!”

Koca'nın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de şehirlerin ticari itibarı oldu.

Zeytin ve zeytinyağı üretimiyle tanınan kentlerin yıllar içerisinde oluşturduğu güvenin, sahtecilik yapan kişi veya işletmeler yüzünden zarar görmemesi gerektiğini belirten Koca, şu ifadeleri kullandı:

“Bir şehrin adına ve marka değerine zarar vermeye kimsenin hakkı yoktur.”

Koca, sahte ürünlerin belirli şehir isimleriyle gündeme gelmesinin o bölgelerde dürüstçe faaliyet gösteren üreticileri, çiftçileri, tüccarları ve işletmeleri de olumsuz etkilediğini söyledi.

Kentlerin marka değerinin yalnızca ekonomik bir unsur olmadığını, aynı zamanda üreticinin emeğini ve tüketicinin güvenini temsil ettiğini vurguladı.

“HAPİS CEZASI YETMEZ, TİCARETTEN ÖMÜR BOYU MEN EDİLSİNLER!”

TAGİAD Başkanı Koca, sahte gıda üretimi ve satışına yönelik mevcut hukuki yaptırımların caydırıcılığının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

İnsan sağlığını riske atan ve tüketiciyi kasıtlı olarak aldatan kişilere karşı çok daha ağır yaptırımlar uygulanmasını isteyen Koca, yalnızca para cezalarıyla sonuç alınamayacağını ifade etti.

Koca, özellikle kasıtlı sahtecilik yapanlar hakkında suçun niteliğine uygun hapis cezalarının uygulanması ve bu kişilerin yeniden aynı faaliyetlerde bulunmasını engelleyecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Sahte gıda üretimi yapanların ticari faaliyetlerinin kalıcı olarak sonlandırılmasını savunan Koca, bu kişilerin ticaretten ömür boyu men edilmesi yönündeki talebini dile getirdi.

Bu önerilerin hayata geçirilebilmesi için ilgili mevzuatta gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiği değerlendiriliyor.

“82 DEFA YAKALANIYORLAR, YİNE DE DURMUYORLAR!”

Koca'nın açıklamalarındaki en çarpıcı iddialardan biri, sahtecilik nedeniyle tekrar tekrar kamuoyuna açıklanan firmalarla ilgili oldu.

Yıllardır sahte gıda konusunda mücadele verdiklerini belirten Koca, aynı suç kapsamında 82 defa tespit edilerek taklit ve tağşiş listelerinde ifşa edildiğini söylediği firmalar bulunduğunu ileri sürdü.

Bu iddiasıyla mevcut yaptırımların caydırıcılığını sorgulayan Koca, denetim ve cezai süreçlerin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

TAGİAD Başkanı, valiliklerin, Tarım ve Orman Bakanlığının ve güvenlik güçlerinin yürüttüğü çalışmaları önemsediklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Valiliklerimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizin özverili çalışmaları sayesinde bu sahtekârlarla etkili bir şekilde mücadele edilmekte ancak ne yazık ki hukuki yaptırımlar bu sahtekârların önüne geçmekte yetersiz kalmakta.”

ODALARA VE BORSALARA AÇIK ÇAĞRI: “BU SAHTEKÂRLARA KARŞI SESSİZ KALMAYIN!”

Sahte gıdayla mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının görevi olmadığını dile getiren Koca, ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarının da daha etkin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.

Oda ve borsaların, faaliyet gösterdikleri şehirlerin ticari itibarını ve dürüst üreticilerin haklarını korumakla yükümlü olduğuna dikkat çeken Koca, insan sağlığını tehlikeye atan işletmelere karşı gerekli süreçlerin işletilmesini istedi.

Koca, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Oda ve borsaların bir görevi de şehrin marka değerini ve itibarını, o şehirde üretim yapan çiftçinin, tüccarın, üreticinin hakkını korumak ve en önemlisi de insan sağlığını hiçe sayan ve tehlikeye atan, vatandaşın cebindeki son paraya da göz koyan bu sahtekârlarla mücadele etmektir.”

“SAHTE GIDA ÜRETENLER ODA VE BORSA ÜYELİKLERİNDEN ÇIKARILMALI!”

Başkan Koca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından taklit ve tağşiş kapsamında kamuoyuna açıklanan işletmeler hakkında ilgili meslek kuruluşlarının gerekli inceleme ve disiplin süreçlerini başlatması gerektiğini belirtti.

Sahte gıda üretimi yaptığı tespit edilen işletmelerin durumlarının mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesini isteyen Koca, gerekli hukuki koşulların oluşması halinde bu işletmelerin oda ve borsa üyeliklerinden çıkarılması gerektiğini savundu.

Koca'ya göre sahtecilikle mücadelede yalnızca yapılan denetimler değil, ticaret hayatı içerisindeki mesleki sorumluluk ve yaptırımlar da belirleyici rol oynamalı.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA ÇAĞRI: DAHA GÜÇLÜ DENETİM, DAHA CAYDIRICI YAPTIRIM!

TAGİAD Başkanı Koca, sahte gıdayla mücadelede Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere valilikler, kolluk kuvvetleri, meslek odaları ve ticaret borsalarının eş güdüm içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Denetimlerin sürekliliğinin sağlanması, tekrar eden ihlallerin daha ağır şekilde değerlendirilmesi ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesinin sahtecilikle mücadelede önemli olduğunu vurguladı.

Koca'nın açıklamaları, sektörde yalnızca sahte ürünlerin tespit edilmesine değil, sahteciliğin tekrarını önleyecek yaptırımlara da ihtiyaç duyulduğu tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

İVME HABER ANALİZ | ZEYTİNYAĞINDA ASIL TEHLİKE: KAYBEDİLEN PARA GERİ KAZANILABİLİR, PEKİ YA GÜVEN?

Zeytinyağı, yalnızca sofralarda tüketilen bir gıda ürünü değil; zeytin üreticisi için geçim kaynağı, üretim bölgeleri için ekonomik değer ve Türkiye açısından önemli bir tarımsal zenginlik.

Ancak sektörde sahtecilik iddialarının gündeme gelmesi, üretim zincirindeki tüm paydaşları yakından ilgilendiriyor.

Dürüst üreticilerin maliyetlerini karşılamakta zorlandığı, tüketicilerin fiyat ve kalite arasında tercih yapmak durumunda kaldığı bir piyasada, sahte ve tağşiş edilmiş ürünlerin oluşturduğu haksız rekabet çok yönlü sonuçlar doğurabiliyor.

Bu nedenle mücadelede üç temel alan öne çıkıyor: tüketici sağlığının korunması, dürüst üreticilerin ekonomik haklarının güvence altına alınması ve üretim bölgelerinin ticari itibarının zedelenmesinin önlenmesi.

Aydın gibi zeytin ve zeytinyağı üretiminin önemli ekonomik değer oluşturduğu kentler açısından da bu tartışma ayrı bir önem taşıyor.

Sahtecilik yapan kişi ve işletmelerin eylemlerinin bütün bir şehre veya sektöre mal edilmemesi, dürüst üreticilerin itibarının korunması bakımından kritik görülüyor.

SON SÖZ: ZEYTİNİN BEREKETİNE SAHTECİLİĞİN GÖLGESİ DÜŞMESİN!

TAGİAD Başkanı Tevfik Fikret Koca'nın Agro TV ekranlarından yaptığı açıklamalar, zeytinyağı sektörünün üretim maliyetlerinin yanı sıra güven ve denetim sorunlarıyla da mücadele ettiğini ortaya koydu.

Bir tarafta toprağını işleyen, zeytinini hasat eden ve ürününü sofralara ulaştırmak için emek harcayan üreticiler; diğer tarafta sahtecilikle elde edilen haksız kazanç ve bunun sektöre verdiği zarar bulunuyor.

Koca'nın çağrısı ise açık: İnsan sağlığını tehdit eden, tüketiciyi aldatan ve şehirlerin marka değerine zarar veren gıda sahteciliğine karşı daha ağır, daha etkili ve daha caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.

Çünkü mesele yalnızca bir şişe zeytinyağının gerçek olup olmaması değil; üreticinin alın teri, tüketicinin sağlığı ve bir şehrin yıllar içerisinde kazandığı itibarıdır.

HABER | İVME HABER – TARIM, EKONOMİ VE ÜRETİCİ GÜNDEMİ 

Çağrı ÇantalÇağrı Çantal

Yönetici