DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
FERİDE ÇANTAL
FERİDE ÇANTAL

SUÇA MEYİLLİ ÇOCUK DOĞMAZ, “YETİŞİR”

“Suça meyilli çocuk doğmaz, yetişir.” sözü, çocukların davranışlarının doğuştan belirlenmediğini; içinde yaşadıkları aile, okul ve toplum tarafından şekillendiğini anlatır. Dünyaya gelen her çocuk sevgiye, ilgiye ve güvene ihtiyaç duyar. Çocuk, çevresindeki insanların davranışlarını gözlemleyerek doğruyu ve yanlışı öğrenir. Bu nedenle bir çocuğun suça yönelmesini yalnızca onun kişisel tercihi olarak görmek, sorunun temel nedenlerini gözden kaçırmak olur.

Elbette her insan yaptığı davranışlardan sorumludur. Ancak çocuklar henüz kişiliklerini ve karar verme becerilerini geliştirme aşamasındadır. Onları suçlamak yerine hangi koşulların bu davranışlara zemin hazırladığını anlamak ve gerekli desteği sağlamak gerekir. Çocukların doğru rehberlikle olumlu yönde değişebileceği unutulmamalıdır.

Çocuğun davranışlarının oluşmasında en önemli etkenlerden biri aile ilişkisidir. Çocuk, ailesi tarafından dinlendiğini ve önemsendiğini hissettiğinde kendini değerli görür. Sevgi ve güven ortamında büyüyen çocuk, sorunlarını saldırganlık ya da yanlış yollarla çözmek yerine konuşmayı öğrenir.

Buna karşılık sürekli ihmal edilen, aşağılanan veya şiddet gören çocuklarda öfke, güvensizlik ve yalnızlık duyguları gelişebilir. Ailede sınırların hiç olmaması kadar, aşırı baskı ve ilgisizlik de çocuğun sağlıklı gelişimini olumsuz etkiler. Bu yüzden aileler hem sevgi göstermeli hem de tutarlı kurallar koymalıdır.

Eğitim de çocukların hayatında yalnızca bilgi kazandıran bir süreç değildir. Okul, çocuklara sorumluluk almayı, birlikte yaşamayı, farklılıklara saygı duymayı ve sorunları barışçıl yollarla çözmeyi öğretir. Öğretmenlerin öğrencileri yalnızca ders başarılarıyla değerlendirmemesi gerekir. İçine kapanan, öfkeli davranan veya arkadaşlarından uzaklaşan çocukların yaşadığı sorunlar fark edilmeli ve onlara rehberlik edilmelidir. Okulda sanat, spor ve sosyal etkinliklere yer verilmesi de çocukların yeteneklerini keşfetmesine ve kendilerini değerli hissetmesine yardımcı olur.

Arkadaş çevresi, özellikle ergenlik döneminde, çocukların kararlarını büyük ölçüde etkileyebilir. Kabul edilme ve bir gruba ait olma isteği, bazı çocukları yanlış davranışlara sürükleyebilir. Fakat arkadaş çevresi her zaman olumsuz değildir. Çalışkan, yardımsever ve sorumluluk sahibi arkadaşlarla kurulan ilişkiler çocuğu olumlu yönde geliştirir. Bu nedenle çocuklara arkadaş seçimi konusunda baskı yapmak yerine onları bilinçlendirmek ve sağlıklı ilişkiler kurmayı öğretmek daha doğrudur.

Toplumun genel tutumu da çocukların geleceğini belirler. Çocukların dışlanması, etiketlenmesi ve “nasıl olsa düzelmez” anlayışıyla değerlendirilmesi, onların kendilerine olan inancını zedeler.

Mahallelerde güvenli oyun alanlarının, kütüphanelerin, spor merkezlerinin ve ücretsiz kültürel etkinliklerin bulunması çocuklara olumlu seçenekler sunar. Bir çocuğun boş zamanını nasıl geçireceği, çevresinde hangi imkânların bulunduğuyla yakından ilgilidir.

Ekonomik koşullar da bu konuda göz ardı edilmemelidir. Yoksulluk, işsizlik, barınma sorunları ve eğitim imkânlarına ulaşamama, çocukların riskli çevrelerle karşılaşma ihtimalini artırabilir. Ekonomik zorluk yaşayan her çocuk suça yönelmez; çünkü sevgi dolu bir aile, destekleyici bir okul ve güvenli bir çevre koruyucu olabilir. Ancak fırsat eşitsizliği büyüdükçe bazı çocuklar kendilerini çaresiz ve dışlanmış hissedebilir.

Bu yüzden suçla mücadele yalnızca cezaya değil, sosyal destek ve fırsat eşitliğine de dayanmalıdır.

Bir çocuğun yanlış bir davranışta bulunması, onun ömür boyu suçlu kalacağı anlamına gelmez. Doğru rehberlik, sabır, psikolojik destek ve eğitim sayesinde çocuklar hatalarını fark edip yeni bir başlangıç yapabilir. Onlara yalnızca yaptıkları yanlışı göstermek değil, doğru yolu bulmaları için gerçek fırsatlar vermek gerekir. Çünkü çocukları değiştiren en güçlü araç, korku değil; güven, sorumluluk ve umuttur.

Sonuç olarak suça meyilli çocuk doğmaz; çocuk, içinde büyüdüğü koşulların etkisiyle yanlış yollara sürüklenebilir. Bu nedenle suçu yalnızca bireysel bir tercih olarak değerlendirmek yerine aileyi, okulu ve arkadaş çevresini, toplumu ve ekonomik şartları birlikte ele almak gerekir. Her çocuğun davranışından sorumlu olduğu gerçeği korunmalı; ancak çocukların gelişim döneminde olduğu ve destekle değişebileceği de unutulmamalıdır.

Ailelere düşen görev, çocuklarını dinlemek, onlara sevgi ve güven vermek, sorunlarını küçümsememek ve doğru sınırlar koymaktır.

Okullar, öğrencilerin yalnızca akademik başarısını değil, duygusal ve sosyal gelişimini de desteklemeli; rehberlik hizmetlerini güçlendirmelidir. Toplum ise çocukları dışlamak yerine onlara eğitim, spor, sanat ve güvenli yaşam alanları sunmalıdır. Ekonomik açıdan zor durumda olan aileler desteklenmeli, hiçbir çocuk imkânsızlıkları yüzünden geleceğinden vazgeçmek zorunda bırakılmamalıdır.

Çocuklara iyi bir gelecek hazırlamak, yalnızca onların değil, bütün toplumun sorumluluğudur. Sevgiyle büyüyen, adil fırsatlara ulaşan ve doğru rehberlik gören çocuklar, hatalarının içinde kaybolmak yerine yeteneklerini ortaya çıkarabilir.

Onlara inanmak, aslında toplumun geleceğine inanmaktır.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
ÇOK OKUNANLAR
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1AMED SPORTİF FAALİYETLER613
  • 2GALATASARAY613
  • 3BEŞİKTAŞ612
  • 4KOCAELİSPOR612
  • 5CORENDON ALANYASPOR611
  • 6FENERBAHÇE610
  • 7TRABZONSPOR610
  • 8KASIMPAŞA610
  • 9ÇAYKUR RİZESPOR610
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ68
  • 11ARCA ÇORUM67
  • 12İSTANBUL BAŞAKŞEHİR67
  • 13GENÇLERBİRLİĞİ67
  • 14ERZURUMSPOR67
  • 15TÜMOSAN KONYASPOR64
  • 16SAMSUNSPOR64
  • 17GÖZTEPE63
  • 18EYÜPSPOR63
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA